fbpx

Karşılaştır

Favorilerim

TEKLİF SEPETİM

Ürün Ara

Karşılaştır

Favorilerim

SEPETİM

hidroliz

Hidroliz ve Hidrolitik Kararlılığı Anlamak

Hidroliz yağlayıcılarda su partiküllerinin ardından en yıkıcı ikinci kirleticidir. Yağda paslanma ve yük taşıma kapasitesinin azalması, film mukavemeti gibi sorunlara neden olabilir. Ayrıca yağın kalıcı olarak bozulmasına da neden olan bir etkiye sahiptir. 

Tahmini okuma süresi 7 dakika

Oksidasyona benzer şekilde hidroliz, baz yağın moleküllerinin su yüzden bozulmasıdır. Bu anlamda yalnızca baz yağı ve proses değil diğer katkı maddeleri de hassasiyet gösterir. Bu hassasiyet de giderek bozulmalara neden olur.

Yağlar doğası gereği higroskopiktir, yani havadaki nemi emerler. Yağlayıcının bu süreçten geçme eğilimi higroskopiklik olarak bilinir. Ester tipi sıvılar, özellikle poliol ve fosfat esterleri ortamdaki nemi kolayca çekme özelliğindedir.

Yağlayıcılar su ile kirlenebilir, bu aşamada soru sıvının suya göre ne kadar kararlı olduğu haline gelir. Yağlayıcının ve katkı maddelerinin su varlığında kimyasal ayrışmaya direnme yeteneği, yağlayıcının hidrolik kararlılığı olarak bilinir.

Hidroliz Tepkimesi Nedir ?

Hidroliz, kimya ve fizyolojide bir çift ayrışma reaksiyonu olarak tanımlanır. Reaktanlardan biri ise sudur. Bu nedenle bir bileşen eğer A ve B’nin atomsal olarak bir ya da bir grup oluşturduğu ve suyun HOH formülü ile temsil edildiği AB formülü ile temsil ediliyorsa, hidroliz reaksiyonu AB+HOH ⇌ AH + b OH kimyasal denklemi ile temsil edilebilir. 

Su dışında kalan tüm reaktanlar ve hidroliz ürünleri, organik bileşenleri de içeren çoğu hidroliz bileşende olduğu gibi nötr moleküller veya tuzlar buluna bilir. Bu durumda asitlerin ve bazların hidrolizlerinde de olduğu gibi iyonik moleküller var olabilir.

Organik bileşenleri içeren hidroliz, suyun bir karboksilik asit esteri ile reaksiyonu ile gösterilebilir. Bu tür esterlerin tamamı RCO – OR genel formülüne sahiptir. Burada R ve R grupları birleşir. (Örneğin, R ve R’ moleküllerinin her ikisi de metil grubunu CH3’ü temsil ediyorsa ester metil asetattır.)

Su Kirliliğini Azaltmanın 4 Yolu

  1. Girişi kısıtlanmalı
  2. Varlığı tanınmalı
  3. Durumu ve konsantrasyonu analiz edilmeli
  4. Çabucak ortadan kaldırılmalı

Su kirliliğini anlamak amacıyla kullanılan testler 25 mililitre suya 75 mililitre test sıvısı eklenerek başlar. Ardından hidroliz testine bir adet bakır şerit eklenir. Sonrasında şişe kapatılarak 200 derece F’ye ısıtılır ve 48 saat döndürülür. Testin sonunda bakır şerit çıkarılır ve kütledeki farkın yanı sıra karmadaki değişiklik (ASTM D130 tarafından bildirildiği gibi) belgelenir.

Test sıvısının asit sayısı (AN), suyun asitlik seviyesi ile birlikte belirlenir. Sonuçlar, sıvının hidrolitik stabilitesini ve hidroliz ile çakışan asit oluşumuna karşı ne kadar iyi dayandığını ortaya çıkaracaktır. 

Su saflığı, sıvının kontaminasyonu, viskozite ve katkı paketi dahil olmak üzere çeşitli faktörler test sonuçlarını etkiler. Örneğin, aşınma önleyici katkı maddesi çinko dialilditiofosfat (ZDDP) hidrolize olmaya ve asit üretmeye tabidir. 

Test sonuçları analiz edildiğinde bakır ağırlık kaybı ölçülür. Bu durumda çinko bakırı kaplayacaktır (beklendiği gibi), ancak bakır şerit durulandığında (genellikle heptan veya trikloroetan ile), bakır ağırlık kaybının gerçek ölçüsü gerçekleşir.

hidroliz nedir
Bu tablo, bir ASTM D2619 testinden elde edilen sonuçları gösterir.

Zamanla çok yüksek hidrolitik stabilite değerlerine sahip yağlar bile hidrolize olmaya başlayacaktır. Yağlama yağlarında, baz stok hidrokarbonlar ve katkı bileşikleri bozulur. Söz konusu bu moleküllerin su ilavesiyle parçalanması, bağların yeniden yapılandırılması ve sıvı içindeki bileşiklerin modifikasyonuna neden olur.

Bu sürece pH’daki bir değişiklik de eşlik eder ve yağın asit sayısı takip edilerek izlenebilir. Daha önce bahsedildiği gibi ester bazlı sıvılar hidrolize karşı son derece hassastır. Özellikle nem girişi riski yüksek olan ekipmanlarda bu işlemin herhangi bir belirtisi için yakından izlenmelidir.

hidroliz tepkimesi

Hidrolizin Sonuçları

Yağlama yağları içindeki hidroliz, çeşitli sorunlara neden olabilir. Hidroliz yağın sadece fiziksel özelliklerini (viskozite, renk vb.) etkilemekle kalmaz, aynı zamanda kimyasal özelliklerini de değiştirebilir. Hidrolizin en yaygın etkilerinden biri, ağırlıklı olarak karboksilik asitler olmak üzere asitlerin oluşmasıdır.

Bu asitler, sülfürik asitlere kıyasla zayıftır, ancak makine hasarına yol açabilirler. Asitler bir Fourier transform kızılötesi (FTIR) spektroskopi taramasında görünecek ve rutin yağ analizi ile izlenebilecektir.

Hidroliz işlemi devam ettikçe yağın viskozitesi düşmeye başlayacaktır. Viskozitedeki bu azalma bir makinenin sağlığı için gerçek bir tehdit oluşturur. Viskozite düştükçe, sıvının yük taşıma kapasitesi de azalacak, bu da makinenin sınır yağlama rejiminde çalışmasına ve daha belirgin aşınmaya neden olacaktır.

Proaktif davranarak ve yağlarınıza su girmesini önleyerek hidroliz sürecini azaltabilirsiniz. FTIR ile birlikte yağın su içeriğinin ve asit sayısının izlenmesinde dikkatli olunması, hidrolizin gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlemek için en iyi silahlar olarak hizmet edecektir. Yağın kuru tutulması, kimyasal sürecin olumsuz etkilerini azaltacaktır.

Yağın İçerisinde Su Nasıl Bulunur

Yağların içerisinde bulunan su, serbest, emülsifiye ve çözünmüş olarak üç fazda bulunabilir. İçlerinde en fazla hasara neden olanlar ise serbest ve emülsifiye halde bulunanlardır. Bu nedenle en önemli temel kural, nem seviyelerini doyma noktasının altında tutmaktır. Böylece suyun tamamı çözülmüş bir durumda tutulabilir. Mineral bazlı endüstriyel yağlar için bu oran tipik olarak 200-300 ppm’dir.

Su Yağdan Nasıl Çıkartılır

Yağ analizi sonuçları genellikle yağda bulunan su seviyelerini gösterir. Yağlama ve hidrolik yağ sistemlerinden suyun çıkartılmasında uygun portatif ekipmanın satın alınması tavsiye edilir. Aynı zamanda yalnızca bazı ayırıcıların çıkarılabileceği de bilinmektedir.

Yağın su doygunluk düzeyine kadar su barındırabilir. Bu nedenle yağlama veya hidrolik sirkülasyon sisteminde yağdan su çıkarabilmek için tercih edilen bazı yöntemler vardır. Bu yöntemler sayesinde yağdan belirli miktarda su çıkartılabilir.

Yağlama sistemlerinde suyun bulunması oldukça kötü bir durumdur. Hidrolik sistemlerde buharlı pompa kavitasyonu, korozyon ve valf sıkışmasına neden olabilir. Sirkülasyonlu madeni yağ sistemlerinde ise yağ film mukavemet kaybı, paslanma ve diğer ciddi mekanik problemlere neden olabilir.

dehidrasyon ve hidroliz nedir

Suyun yağ üzerindeki etkileri genellikle gözden kaçar. Aşırı su kirliliği, yağın erken oksidasyonuna neden olabilir ve çamur, vernik oluşumunu teşvik edebilir. Ester bazlı sıvılarda aşındırıcı asilerin oluşumuyla sonuçlanan baz sıvının hidrolitik yıkımı gerçekleşebilir. Bazı durumlarda su, su ile yıkama veya hidroliz yoluyla katkı maddeleri yağdan çıkarabilir. Bu işlemde yağın erken bozulmasına neden olur.

Bu nedenle su söz konusu olduğunda en iyi strateji, su girişinin temel nedenini izlemek ve kontrol etmektir. Bu sayede tüm conta ve havalandırmaların iyi durumda olduğundan, yağlama tankı kapaklarının düzgün şekilde kapatıldığından, sızdırmazlığının sağlandığından, ilave yağım uygun şekilde depolandığından ve işlendiğinden emin olunabilir.

Suyu sistemden çıkarmanın en etkili yolu vakumlu dehidrasyon ünitesi kullanmaktır. Bu sistemler çözünmüş suyun %70-80’inin yanı sıra serbest ve emülsifiye edilmiş suyu da uzaklaştırma yeteneğine sahiptir. Tipik bir hidrolik sıvı için bu oran 30-50 ppm (%0.003-0.005) kadar düşük su seviyeleri anlamına gelebilir. 

Alternatif olarak birçok şirket tank üstlerine monte edilen buhar tahliye cihazlarıyla başarılı olabilmektedir. Bu cihazlardan bazıları, depo üst boşluklarından nemli havayı çıkarmada klimalara benzer şekilde çalışabilir.

Ana Sayfa » Hidroliz ve Hidrolitik Kararlılığı Anlamak

Bunlarda İlginizi Çekebilir

motor yağı çeşitleri

Motor Yağı ve Filtre Çeşitleri

Motor yağı konusunda yapılan çok sayıda araştırma ve gelişen yeni teknoloji, yağın filtreler yoluylakirlenme alanlarını geliştirmiştir. “Bütün yağ filtreleri aynı

Yorumlar