fbpx

Karşılaştır

Favorilerim

TEKLİF SEPETİM

Ürün Ara

Karşılaştır

Favorilerim

SEPETİM

Düşük Viskozitenin Anlamı

Viskozite artabilir, azalabilir veya değişmeden kalabilir. Düşük viskozite okumasını değiştirebilecek kök nedenlerin listesi oldukça geniştir. Viskozitenin kullanılmış yağ durumunun bu kadar bilgi açısından zengin bir ölçü haline gelmesinin nedeni de budur. Sonuç olarak viskozite değişmediğinde zaman haklı olarak viskozitenin değişmesine etki eden birçok faktörün muhtemelen var olmadığı sonucuna varabilirsiniz. Bu kesinlikle iyi bir durumdur.

Ancak viskozitenin açık bir açıklama veya uyarı olmaksızın aniden hareket etmesi de o kadar da iyi olmayan bir durum olarak bilinir. Peki bu kavram nereden geliyor ve neden ortaya çıktı? Gelin düşük viskozite oluşumunun olası birçok nedenini birlikte inceleyelim.

  • Viskozite değişimini etkileyen birçok faktör bulunur.
  • Yağlayıcının viskozitesi karışıma eklenen bir sıvı veya gaz yoluyla değişebilir.
  • Kütle değişimi düşük viskozite tanımını en iyi anlatan ifadelerden biridir.
  • Termal kırılma viskozite değişimini tetikleyen durumlardan biridir.

” Viskozite, değişimi teşvik eden zorlayıcı bir olaya veya koşul olmadan değişmez “

Viskozite Yapısını Etkileyen Faktörler

Yazımızın başında da anlattığımız gibi düşük viskozite oluşumuna neden olan birçok faktörden söz etmek mümkündür. Bunların başında toplu ekleme, toplu kaldırma, kitle değişimi, örnekleme ve test hataları gelir. Yazımızın devamında bu olası viskozite değişim faktörlerini daha detaylı bir şekilde inceleyebilirsiniz.

Toplu Ekleme

Yağlayıcının viskozitesi, karışıma düşük viskozite yapısına sahip bir sıvı veya çözünmüş gaz eklenerek inceltilebilir veya azaltılabilir. Bu tipteki bir harmanlama genellikle formülatörler ve harmanlama tesisleri tarafından gerçekleştirilir. İşlemin amacı ise yüksek viskoziteli bir yağı, markalı bir ürünün hedef viskozite derecesine getirmektir.

Bu durum, tesis veya saha ekipmanlarında seyreltme yoluyla viskoziteyi düşüren makyaj sıvısı olarak yanlışlıkla düşük viskozite yapısındaki bir yağlayıcının kullanılmasıyla meydana gelebilir.

Ayrıca belirli yapıdaki bir yağlayıcı olmayan maddeler kullanımda olan sıvıyı kirlettiğinde de benzer bir sonuç ortaya çıkar. Bu tür kirleticilere örnek olarak doğal gaz, çözücüler, dizel yakıt, yağ gidericiler, proses kimyasalları ve soğutucular gösterilebilir.

Toplu Kaldırma

Bir yağlayıcıdan yüksek moleküler ağırlığa sahip süspansiyonların seçilerek uzaklaştırılması çok daha az kullanılan bir uygulamadır. Ancak yine de akla yatkın olduğundan tercih edilebilir. Bu işlem sırasında karışımın dengesi bozulacağından viskozite kaybı yani düşük viskozite ortaya çıkar. Aşağıda bu işlemin nasıl gerçekleşebileceğine dair birkaç örnek yer alır.

VI İyileştiricisinin Kaybı

Birçok yağlayıcının formülasyonunda aşağıda bulunan yüksek moleküler ağırlıklı polimer katkı maddeleri kullanılır. Bu maddeler yardımıyla çözünmezlik meydana gelebilir.

  1. Çok düşük sıcaklıklara maruz kalma yoluyla çözünmezlik.
  2. Uyumsuz bir baz yağ ile karıştırıldığında (Örneğin olefin kopolimerleri gibi) çözünmezlik.
  3. Mekanik filtrasyon (yüksek sıcaklıklarda bazı VII’lerin son derece ince filtreleri tıkayabildiği söylenir.) yoluyla çözünmezlik.

Kirlilik Kaybı

Başlangıç aşamasında yüksek viskoziteye sahip olan birçok kirletici ve yumuşak safsızlık etkisi daha sonra uzaklaştırılabilir. Bu da düşük viskozite oluşumuna yani viskozitenin gözle görülür bir şekilde düşmesine neden olur.

Bu düşüşe neden olan faktörleri mumsu süspansiyonlar, çamur, oksitte çözünmeyen maddeler, ayrışmış katkı maddeleri, kurum ve jeller olarak sıralayabiliriz. Söz konusu bu safsızlıklar, soğuk / sıcaklık acizliği, dağılma kaybı, kimyasal pıhtılaşma veya suyla yıkama nedeniyle yağdan ayrılabilir veya katmanlaşabilir.

Düşük viskozite ayırma, depolama, santrifüjleme veya filtrasyon sırasında meydana gelebilir. Ancak diğer durumlarda tanklarda basitçe çamur bölgeleri oluşturabilir, tortu, vernik veya rezervuar küvet halkları oluşturmak üzere salınabilir.

Kitle Değişimi

Kütle değişimi düşük viskozite okumasının muhtemelen en yaygın açıklamasıdır. Ek olarak çok sayıda mekanik, elektriksel ve kimyasal nedenlerden dolayı da meydana gelebilir. Bir yağın viskozitesi, harmanlanmış molekül popülasyonunun ortalama moleküler ağırlığı olarak adlandırılabilir.

Bu nedenle de büyük moleküller çok sayıda küçük moleküle bölündüğünde (bir kayayı çakılla ezmeye benzetebiliriz) viskozite azalacaktır. Böylece karşımıza birçok farklı olasılık çıkacaktır. Gelin bu olasılıkları birlikte inceleyelim.

VI İyileştirici Yamultma

Bazı VII’ler bir milyondan faz değişen moleküler ağırlığa sahiptir. Bir makine içinde mekanik kesmeye maruz kaldıktan sonra, söz konusu bu VII’lerin ortalama MW’si 50.000 veya daha azına düşebilir.

Kısacası bu yağlayıcılar VII’nin kalitesinden, yağdaki konsantrasyonundan, yağın çalışma sıcaklığından ve kesme hızından etkilenir. Yüksek sıcaklık, VII molekülünü şişirecek ve onu kesmeye karşı daha savunmasın hale getirecektir.

Elektriksel Bölünme

Yanlış topraklanmış elektrik motorları/jeneratörler, kaynak faaliyetleri ve elektrostatik boşalma gibi çeşitli nedenlerle elektrik arkı oluşabilir. Bu yüksek sıcaklık olayları, gaz oluşumuna (yağın içine salınmasına) neden olan molekülleri kırabilir ve bu viskozite kaybına neden olabilir böylece düşük viskozite meydana gelir.

Termal Kırılma

Yüksek yerel sıcaklıklara maruz kalan yağlar, yağ moleküllerini ve viskoziteyi önemli ölçüde azaltarak giderek daha küçük parçalara ayırabilir. Bu duruma en yakın örnekler, mikro dizel, sıcak noktalar (örneğin, petrol hattında akan ve sızdıran buhar), yüksek Watt yoğunluklu ısıtıcı elemanlar ve yakın fırınlardır.

Gama Radyasyonu

Yüksek dozda gama radyasyonuna uzun süre maruz kalmak yağın yapısında moleküler bölünmeye ve viskozite kaybına neden olabilir. Bunun gibi durumlarda düşük viskozite durumunu kaçınılmaz olarak gözlemleyebiliriz. Risk nükleer santrallerle sınırlıdır ve genellikle de nadir bir olaydır.

Hidroliz

Bir takım ester tipi sentetik yağlayıcılar, ısıdan ve su kirliliklerinden etkilenerek hidrolize olabilir. Yüksek riske sahip yağlayıcılar arasında fosfat esterleri, diesterler ve poliol esterler bulunur.

Hidrolizin oluşmasına neden olan bazı durumlar vardır.  Hidroliz çoğu zaman, asitler ve alkoller başta olmak üzere, düşük moleküler ağırlığa sahip yan ürünleri oluşturan 90 °C’ye kadar düşen sıcaklıklarda meydana gelir.

Bir takım PAO sentetikleri ve yüksek kaliteye sahip mineral yağları, katkı çözünürlüğünü daha iyi bir duruma getirebilmek ve sızdırmazlık bütünlemesini kontrol edebilmek için diesterler ile formüle edilebilir. Bu durumda da düşük viskozite yapısına sahip olan diesterler için en yüksek hidroliz riskine sahip olduklarını net bir şekilde ifade edebiliriz.

Örnekleme ve Test Hataları

Elbette ki düşük viskozite alarmını tetikleyebilecek çeşitli yollar vardır. Bunları makinelerden yanlış numune almak veya numune şişelerinin yanlış etiketlenmesi şeklinde örneklendirebiliriz. Numuneler laboratuvara ulaştığında ve işleme için yanlış bir şekilde günlüğe kaydedildiğinde benzer hatalar meydana gelebilir.

Aynı zamanda da numune hazırlama, viskozimetre çalışması veya kalibrasyon dışı viskozimetre hataları, yanlış bildirilen düşük viskozite ölçümlerine yol açabilir. Bazı durumlarda ise sorun, trend olarak kullanılan hizmet içi yağın aksine yeni kullanılan yağın yanlış seçilmesidir. Buna örnek olarak yanlış ölçülen yani yağ viskozitesi çok yüksek olabilir.

Düşük viskozite okumasını nedenini doğrulamanın en iyi yolu, diğer yağ analizi verilerine bakmak veya sorunu izole etmek amacıyla tasarlanmış olan istisna testlerini yapmaktır. Şüpheli nedenlere de bağlı olarak, bu amaç için farklı birçok doğrulayıcı testlere başvurulabilir.

Ani bir şekilde arıza yapan makinelerde de olduğu gibi problem, viskozite okumalarının kök neden analizi (RCA) de aynı derecede önemli olabilir. Bu durumda düşük viskozite oluşumunun tekrar oluşmasını önlemek için altta yatan nedeni bulup düzeltebilmek adına “tekrarlayan neden” sorusunu sormalısınız.

Bunlarda İlginizi Çekebilir

Kavitasyon

Kavitasyon, önemli ölçüde yerel basınç azalmasının olduğu sıvıdaki sürekliliğin bozulmasından oluşur. Sıvılarda kabarcık oluşumu (kavitasyon), verilen sıcaklıkta sıvının doymuş buharının

Havalandırma

Havalandırma nedir ve ne için gereklidir? Makinelerin hava yutmasına izin verilmemesi gerekiyor. Peki ya bunu engelleyemezsek ve makinelerin içine hava

Yorumlar